24 Mart 2015

ŞİFASI BOL KIŞ LİMONATASI... ZENCEFİLLİ LİMONATA



Merhaba sevgili dostlar;

Bizim evde limon çok tüketiliyor. Haftada 1-2 kg arası. Çoğunlukla da az şekerli limonata şeklinde.
Yaz sıcaklarında şöyle buzz gibi bir limonata gibisi yok herhalde.

Kış için bu lezzeti bir şifa kaynağına dönüştürmek iyi oluyor. zira limon zaten başlı başına bir eczane :)

İşte bu şifalı limonatamızın tarifi şöyle efendim :)

Malzemeler:

1 kg limon
1 küçük kök zencefil
1/2 kahve fincanı şeker (biz çok az şekerli içiyoruz. siz kendi damak zevkinize göre ayarlayabilirsiniz.)

Yapılışı:

Limonlarınızı bol suyla iyice yıkayın. İnce bir rende ile tüm limonların kabuklarını beyazını çıkarmadan bir tencereye rendeleyin. Daha sonra kök zencefilin kabuğunu soyarak minik minik doğrayalım, arzu edilirse zencefil de rendelenebilir. Şekerini de ilave ettikten sonra yarım litre su ilavesiyle limonatanın şerbet kısmını kaynamaya bırakıyoruz.

Limonların suyunu bir güzel sıkıp bir sürahiye alalım. Kaynayıp soğutulan şerbeti de ilave ederek, buzdolabında dinlenmeye bırakalım. 6 saat sonra afiyetle içebilirsiniz.

Afiyet şeker olsun.

21 Mart 2015

BENİMLE SİRKE YAPAR MISINIZ?


Merhaba sevgili dostlar;

Bu hafta sonu epeydir niyetlendiğim bir yazıyı yazmak istedim. Beraber narenciye sirkesi yapalım konumuz :) Daha önce ufak çaplı denemelerim oldu ancak yazıp fotoğraflamadım hiç. Şimdi fotoğrafladım ve aşamalarını sizinle paylaşayım diyorum. Hatta belki benimle sirke yapmaya niyetlenip başlayanlar da olur diye düşündüm.





Malzemelerimiz çok basit.

Öncelikle geniş hacimli cam bir kavanoz. Ben 5 litre kullandım. Sıktığınız, soyduğunuz limon, portakal, mandalina kabuklarını atmayın. Tabii önce iyice yıkanmış olmalı. Bunları kavanozumuza koyuyoruz. İçine bir avuç nohut, bir avuç bulgur, 2 yemek kaşığı toz şeker, 1 çay bardağı sirke koyuyoruz. Üzerine de aldığı kadar temiz içme suyu.

Sonra kavanozumuzun ağzını bir tülbentle örtüp bağlıyoruz ki hava alsın, fermente olsun ama şaraplaşmasın diye.

Yaklaşık 15 gün boyunca tahta bir kaşıkla her gün şöyle bir karıştırıyoruz.




Şimdilik ben her gün karıştırma aşamasındayım.

Sonra kavanozumuzu ışık almayan serin ve loş bir yere koyuyoruz. Ben etrafına kalınca bir bez örttüm ve mutfak tezgahımın üstüne koydum, baş köşeye :)

Zamanı geldikçe size diğer adımları da yazacağım.

Selamlar, sevgiler...

06 Mart 2015

Çay tiryakilerine yeni önerim "OFÇAY HAZİNE"

Çay tiryakisi olanlar bilirler, poşet çay dökme çayın yerini tutmaz. Çayı demliğe boşaltarak demlemek, sonra temizlemek de hepimize yorucu gelir.



Ofçay, hem dökme lezzetini fazlasıyla alalım, hem de biz yorulmayalım diye Ofçay Hazine köşeli demlik poşet çayı çıkarmış.

Üstelik 1 poşet köşeli ofçaydan 2 değil, 5 değil, 7 değil tam tamına 10  bardak çay çıkıyor. Ben bu çayın rengini, kokusunu, pratikliğini  çok sevdim.

Ofçay Hazine'nin gerçek dökme çay olmasıyla ortaya çıkan lezzet ve rengi sevilmeyecek gibi değil doğrusu.

Bir fincan kahvenin  40 yıl hatırının olduğu  yerde, 1 bardak gerçek çayın hatırını es geçmemeli. Çünkü çay sohbetlerinin yeri her zaman ayrıdır. Çay ne kadar güzelse, sohbet o kadar lezzetli, o kadar hatırlıdır.

Unutulmayacak anlara eşlik etmesi için 1 paket Ofçay Hazine her zaman elimizin altında olmalı bence.:)

Bu içerik http://umutsepetim.com/ tarafından hazırlanmıştır.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

24 Şubat 2015

ÇAY SEVMEYEN BİR KIZIN HİKAYESİ... AHMAD TEA ÇAYLARI...



Merhaba sevgili dostlar;

Bu sene Ocak ayının son haftasından itibaren dört haftalık süre gerek resmi (sömestre), gerek iklimsel (kar tatili), gerekse çiçeksel ( su çiçeği ) nedenlerle güme gitti :) 

Ailecek evde oturduk. Bol bol oyun oynadık, kitap okuduk ve ısınmak için "sıcak" adına ne varsa içtik.... Çorba, çay, bitki çayı :)

Çay ile ilgili hikayemi size anlatmıştım daha önce ya yeri geldi yazayım yine...

Ben kahvaltı dışında çay içilmeyen, çay sevilmeyen bir evde doğdum büyüdüm. Çay bizim için yediklerimizin boğazımızdan kaymasına vesile olacak bir sıvıydı, asla bir keyif içeceği değil.

Sahi bazı insanlar için çay bir yaşam tarzıdır. Çaysız güne başlayamazlar... Çaysız sohbeti sevmezler, çayı ilaç gibi içerek baş ağrısına, yorgunluğa çare bulurlar... Beraber bir çay içer miyiz diyerek sevgilerini ifade ederler....

Genelde güzel yurdumun kuzeyli insanları düşkündür bu kendi topraklarından çıkan lezzete... İllada demli, koyu ve şekersiz.

Tanıdığım, bildiğim ahbaplarım var böyle çay sevdalısı, kuzeyli. Eve giren bir koşu çay demler, ayrı demlikleri var her birinin. 

Bir Rize ziyaretinde ÇayKur un tesislerini gezince içim ısınır gibi oldu çaya... Ama olmadı uzun sürmedi bu sevda...

Annem, babam da çay içmeye çok düşkün değiller. Belki de o yüzden kahvaltılar dışında çay demlenmedi bizim evde. Sadece kırk yılda bir pazar akşamları bir sürü ıvır zıvır eşliğinde çay içme keyfimiz olurdu. 

Kahvaltılarda bir bardak o da açık, bol şekerli ve paşa çayı... Üniversiteye giderken bile bol şekerli paşa çayı içtim hep, katı yiyecekleri yuvarlamak adına. Sen çay değil "şerbet" içiyorsun derdi kuzeyli arkadaş :) "Bir çay içelim mi güzel kız" diyenleri de ben çay sevmem diyerek tersledim bir bir :)

İşte kör talih mi dersiniz, efendim tek toynaklı bir hayvanımızın şansı mı bilinmez, eşim de, ailesi de bir o kadar çay sevdalısı... Yemekle beraber çayları kaynar ve sofradan kalkılmadan bardak bardak çaylar içilir restorant usulü :)

İlk zaman hiç alışamadım ben bu işe. Gelen misafirlere çay isteyip isyemediğini sormak aklıma bile gelmedi. Çay kültürüm olmadığı için boşalan bardakların farkına varamıyordum...Adım beceriksiz geline çıktı vesselam :) Eşimin ailesi bir şey de diyemediler öyle yutkunup kaldılar benim bu çay servisi kültüründen yoksun halime...

Baktı ki olacak gibi değil, sevgili otoriter eşim ipleri eline aldı. Beni karşısına alıp kaşlarını çatarak bir iki nasihat etti :P

Sonra ne mi oldu... Eşim "çay" servisi işini başından sonuna kadar üstlendi yani ipleri eline aldı :D

Çayı demledi, misafirlere servis etti, çayları tazeledi, boşları topladı... Bıkkınlık gelmiş olacak ki o da artık kahvaltı dışında çay içmez oldu. Kırk yılda bir çay istiyor artık :))

Haa asıl anlatacağımı unutuyordum gevezelik yaparken. Çay sevmeyen ben, eşimi harika çay demlediğim için tavladım, şirkette bir sabah çay demlemiştim de bayılmış lezzetine, tanıdık tanımadık kim varsa anlatmış çayımın güzelliğini. Hayat dediğin böyle de cilveli işte... Sevmezsin ama elin yatkındır güzel de demlersin...

İşte hal böyleyken böyle. Artık çayı tabii daha bir sever, içer oldum. Biraz eşim bana, biraz ben ona uydum...

Eşimle akşamları günün yorgunluğunu atarken bir bardak sıcak ve güzel kokulu çay dinlendiriyor ruhumuzu...

Geçen akşamdan beri de bu sohbete AHMAD TEA çayları eşlik ediyor. Sağolsunlar küçük armağanları pek kıymetli... Ben yeşil çay ve early grey olanı denedim. Çok güzel aromalı, keyif için çay içenlere birebir. Bir sürü de meyve / bitki çayları var. Eminim gerçek çay tiryakileri kalitesini daha iyi gözlemler.

Sayfasını inceleyin, rastlarsanız da bir alıp deneyin derim nacizane :)



Sağlıkla kalın...

Çay sevseniz de sevmeseniz de hayatınızda sizi rahatlatacak, keyiflendirecek güzel ve mutlu anlar olsun önemli olan da bu...

01 Şubat 2015

ANA OĞUL TATİLDEYİZ...KREM ŞANTİLİ KURABİYELER



Merhabalar sevgili dostlar,

Okullar ara tatile girince ana babalar da ister istemez bir tatil havasına giriyor.

Çalışan anneler için pek bir değişiklik yok sanırım. Zaten tüm gün işteler.

Ev hanımı olan evde oturan annelere sormalı asıl cümbüşü :)

Benim gibi evinden çalışan, doğan görünümlü şahin misali, ev hanımı görünümlü çalışan anneler için ise bu on beş gün ideal bir kafa sıyırma süreci... Evde minik bir adam var, sürekli ilgi, oyun, birlikte vakit geçirmek istiyor. Eh anne de özledi onunla tüm gün olmayı. Gel görelim ki işler tatile girmiyor :)

Böyle beraber geçirilen, tadına doyulmayan amma illa da sonu bağırış çağırışla biten günlerin en ideal yatıştırıcısı ise ılık bir süt yanında yenilen kurabiye...

Geçtiğimiz gün oğul böceğimle beraber yaptığımız kurabiyeyi sizlerle de paylaşalım...

KREM ŞANTİLİ SADE KURABİYE

Malzemeler:

2 paket sade krem şanti 
1 su bardağı zeytinyağı
2 su bardağı tam buğday unu
1/2 su bardağı damla çikolata


KREM ŞANTİLİ KAKAOLU KURABİYE

Malzemeler:

2 paket kakaolu krem şanti 
1 su bardağı zeytinyağı
2 su bardağı tam buğday unu
1 su bardağı iri çekilmiş ceviz içi

Yapılışı: (Sade ve Kakaolu aynı yöntemle yapılıyor)

Krem şantileri derin bir karıştırma kabına alın. Zeytinyağını ekleyerek çırpma teli ile çırpın. Unu ekleyin. Hamur kıvamını bulana kadar yoğurun. Ceviz / damla çikolataları ekleyerek biraz daha yoğurun. Hamuru 30 dk kadar nemli bez örterek buzdolabında dinlendirin. Süre sonunda hamurdan ceviz iriliğinde parçalar koparıp yuvarlayın, üzerine hafifçe çatalla bastırarak şekil verin. Yağlanmış tepsiye aralıklı dizin. Önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında 20 dk pişirin.

Afiyet olsun.


22 Ocak 2015

KÖFTELİ BUĞDAYLI / YULAFLI ÇORBA


Merhaba dostlar;

Havalar her ne kadar bahar tadında geçiyor olsa da kış mevsimi hastalık mevsimi, şifa niyetine yaptığımız çorba tarifim bu sefer tüm hastalar için gelsin. :))

Aslında ben bu çorbayı yaz-kış, hasta-sağlıklı çok severek yapıyor ve içiyorum (z). Hatta her daim buzluğumda köftelerinden bulunur. Sahi bu zamana kadar neden yazmamışım tarifini bilemedim. Şimdi yazayım da telafi edeyim bari.... :)

Malzemeler:

80 gr kıyma
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 kase yoğurt
1 çay bardağı buğday veya yulaf
2 tatlı kaşığı un
1 yumurta
tereyağı
tuz, karabiber, nane, pulbiber

Yapılışı:

Buğdayı veya yulafı yıkayıp bir tencereye alın. Üzerini 3 parmak geçecek şekilde kaynar su ekleyip haşlayın. Buğday (yulaf) haşlanınca, haşlanmış nohutu ekleyin. Bir yandan kıymayı tuz ve karabiberle yoğurup misket kadar köfteler yapın. Ayrı bir tavada 1 yemek kaşığı yağ ile köfteleri hafif öldürün.

Hazırladığınız köfteleri buğday ve nohutlu karışıma ekleyin. Su miktarını kaynar su ile ayarlayın. Terbiyesi için yoğurdu ve yumurtayı derince bir kasede çırpın. Ardından unu ekleyin. Önce bir bardak soğuk su döküp karıştırın. Sonra sıcak su ekleyin ve karıştırın. Ardından bu terbiyeyi sürekli karıştırarak çorbaya ekleyin. Kaynayana kadar karıştırın.

Sosu için, tavada eritilen tereyağının içine nane, tuz, pulbiberi ekleyin. Çorbanın üzerine gezdirerek servis edin.

Afiyet olsun.... 

17 Ocak 2015

BİR ZAMANLAR İZMİR SOKAKLARINDA NELER SATILIRDI NELER...İZMİR TATLISI ŞAMBALİ...




Küçükken İzmir sokaklarında camekanlı arabalarda satılırdı şambali. Tüm İzmirliler bilir bu tatlıyı. Adı neden böyledir ya da başka bir adı var da bizler söyleye söyleye mi bu hale getirdik bilmiyorum. Ama bildiğim tek bir şey var ki o da çok lezzetli olduğu...

İstanbul' da sokaktan hiç bir şey almamaya çalışıyorum ben. Hele açıkta satılan şeylerin ne koşullarda hazırlandığını çok iyi biliyorum sektörde olduğum için. Size de hiç mi hiç tavsiye etmem. Hatta mümkünse eviniz dışında yememeye özen gösterin diyeceğim bana gülmeyeceğinizi bilsem...

Ama ben bu büyük kuralı bozdum bir kaç ay önce :-) Çandarlı tatilinde. Orada arabasıyla şambali satan bir amca var. Severim kendisini çok. Sadece orada alıveriyorum canım işte sokaktan...

Durun size anlatayım hikayesini...

Bir zamanlar ben de yaptığım incik boncuğu satmaya çalışmıştım Çandarlı sokaklarında yaz boyu. Daha tezgahlar yoktu ve henüz belediye izin vermiyordu sokak boyunca satış yapmaya. Sadece Deniz Cafe'nin önünde satabiliyorduk birşeyler. İşte o günlerde sokakta 4 satıcı vardı. Ben, kardeşim, şambalici amca ve hala kaynamııııışş süt darı diye bütün Çandarlı sokaklarını dolaşan mısırcı amca. 

Küçük bir lise öğrencisiydim o zamanlar. Neyse her gece selamlardık birbirimizi. Bir de yaşlı mı yaşlı Kemal Amca vardı. Evi hemen orada olduğu için akşam yemeğinden sonra sandalyesini alır, ağır aheste adımlarla yanımıza gelirdi.

İlk geldiği gün şöyle bir bakmıştı bize. Bir tarafta muhtarın kahvesinden tanıdığı ve harıl harıl satış yapan mısırcı ve şambalici diğer tarafta henüz bir şey satamamış "mahzun prenses" ve kız kardeşi... Dediklerini aynen onun ağzından yazıyorum "Aaaa durun kızlar ne boynunuzu büküvereyonuz hemencecik. Daa alıveren çıkar. Hadi gari şefteniz de benden".İşte güzel bir dostluğun "şeftesi de" atılmıştı böylece. Sonradan mısırcı amca ve şambalici de katıldı bize. Hep birlikte her gece çok eğleniyorduk. İki genç kız ve 3 yaşlı ton ton amca... 

O parayı hala saklıyorum cüzdanımda. O günden sonra satışlar açıldı. Gerçi laf aramızda Kemal Amca zorla yakışıklı mı yakışıklı bir kasaba delikanlısı torununu mecbur etmişti bizden her hafta bir şeyler almaya...

O seneden sonra bir daha satış yapmadım ama yazlığa her gidişimde mutlaka ziyaret ettim Kemal, mısırcı ve şambalici amcayı... Sonra bir sene göremedim Kemal Amca'yı. Pazarda yakışıklı mı yakışıklı bir kasaba delikanlısı olan torununa rastladım ve sordum dedesini. Dedemi dedi Ocak ayında kaybettik....

Çok üzüldüm....Bir dostum gitti....

Her Ocak ayında yapıyorum bu tatlıyı, Kemal Amca ile geçirdiğim esintili Çandarlı günlerinin anısına... Allah rahmet eylesin.... (Şambalici amcanın anlatımıyla anneannemin klasik tarifini birleştirdim.)

İşte aşağıda o güzel günlerden kalma tatlı mı tatlı anılarla dolu bir tarif...

ŞAMBALİ (İZMİR TATLISI)

Malzemeler:

- 2,5 su bardağı irmik
- 1 su bardağı toz şeker
- 1 su bardağı yoğurt
- 1 paket vanilya
- 1 paket kabartma tozu
- 1 avuç soyulmuş yer fıstığı

Şerbet

- 3 su bardağı şeker
- 3,5 su bardağı su
- 1/4 limon suyu

Hamur yoğurma kabına; yoğurt, şeker, vanilin ve kabartma tozunu ekleyip bir güzel çırpın.  İrmiği de ekleyip kıvamlı hamur haline gelene kadar karıştırma işlemine devam edin. Fırın tepsisini yağlayıp altına biraz mısır unu serpin. Hazırladığınız kek hamuru gibi olan kıvamlı şambali hamurunu  üzerine yayıp, üstünü düzgünleştirin. Hamurun üstüne soyulmuş yer fıstığı sıralayın. Önceden ısıtılmış 190 derecelik fırında altı ve üstün pembeleşene kadar pişirin. Fırından çıkarır çıkarmaz sıcakken önceden hazırlayıp ( Şerbet: Şeker, su ve limon suyunu 10 dk kaynatıp, ateşten alarak soğumaya bırakın. ) soğumaya bıraktığınız şerbeti dökün. Pişen tatlıyı sönmüş fırının içinde biraz bekletip şerbetini iyice çekmesini sağlayın. 

Afiyet olsun tatlı günlerin anısına...

------------------------------------------------------------------------------------