Balık Yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Balık Yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2014

DENİZ ESİNTİLERİ...TARATOR SOS, KALAMAR TAVA ve SOSLU SARIKANAT



Selamlar sevgili seyirciler :)

Büyük şehirde yaşayıp da doğal, sağlıklı ve katkısız ve ekonomik beslenmek neredeyse Mandrake sihirleri sırrını öğrenmek kadar imkansız... 

GDO, katkı maddeleri, boyalar, sentetikler, kimyasallar, kanserojenler, çevreye ve bize toksik maddeler... 

Hepsi bir kaşığın içinde. 

Doğal hayatı desteklemek, tarıma yönelmek, hayvancılığı arttırmak yerine daha çok harap edip, kesip biçip, kılıfına uyduruyoruz pek güzel. 

Verilen zarar ziyan malesef nesiller, nesiller sonrasını bile etkileyecek. İnsan, hayvan, bitki tüm beşeri kapsayacak şekilde...

Gücümüz yettiğince, biz doğru olanı yapalım, söyleyelim, yazalım... Yanlışı yapanlar, destekleyenler ve kötülerin de cezasız kalmayacağını; Allah'ın, sistemin, doğanın (artık her kim neye inanıyorsa) adil ve iyi bir intikam alıcı olduğunu unutmayalım. 

Ben her gün asıl sahibi yaradan olan ama bizim korumamıza, himayemize, kullanımımıza sunulmuş; su, hava, toprak, börtü, böcek, ağaç, ot için dua ediyorum, şükrediyorum ve onları kendi elim kolum, gözümmüşçesine çok seviyorum. Kıymetini bilip evlatlarıma da öyle öğütlüyorum...


Şimdi gelelim sevindirici bir habere...

Bu sene balık bol vesselam...

Ben de çeşit çeşit tazecik ve ekonomik alıp pişiriyorum sık sık. Severek de yeniyor evimizde. Şimdi size eşimin deniz ürünleri spesyallerinin tariflerini yazayım sırasıyla...

Eşim iyi bir balıkçıdır da bu arada. Geçen hafta elimiz boş döndük ama ziyanı yok :))



İlk tarif balık ve diğer deniz ürünlerine en çok yakışan TARATOR SOS





Malzemeler:

5 yemek kaşığı galeta unu
4-5 diş sarımsak
3-4 adet ceviz
1 su bardağı yoğurt
1 çay kaşığı limon suyu
1 yemek kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı sirke


Yapılışı:

Tüm malzemeleri rondodan geçirin, kıvamı için galeta unu  ya da yoğurt suyu kullanın. İsteğe göre pul biber de ekleyebilirsiniz.

İkinci tarif ise KALAMAR TAVA




Malzemeler:

250 gram taze ya da donuk kalamar. (Donuk ise çözünmesini bekleyin.)
1 yemek kaşığı toz şeker
1 yemek kaşığı karbonat
1 limon suyu

zeytinyağı, un, tuz

Yapılışı:

Şeker, karbonat ve limon suyunu çukur bir ksede karıştırın. Kalamarları bu karışıma iyice bulayarak 4-5 saat buzdolabında dinlendirin. Suyunu iyice süzgeçten süzdürerek kızdırılmış yağda un-tuz karışımına bulayarak kızartın. Tarator sos ile servis edebilirsiniz.

Son tarif ise son günlerde eşimin özel tarifi ve bizim mutfağın da gözdesi. SOSLU (AJVAR) SARIKANAT 





Malzemeler:

1 kg temizlenmiş sarıkanat ( çinekopun ağabeyi )(isterseniz başka balık da olabilir)
1 su bardağı mısır unu
zeytinyağı

5-6 diş sarımsak
1 su bardağı ajvar sos (közlenmiş patlıcan, kırmızı biber, domates içeriyor)
1 çay bardağı zeytinyağı

Yapılışı:

Temizlenip yıkanmış balıkların suyunu iyice süzdürün. Yğğ kızarken balıkları teker teker mısır ununa bulayın. Bir yandan da iri doğranmış sarımsakları zeytinyağında kokusu çıkana kadar kavurun sonra ajvar sosu ekleyerek pişirin.

Balıklar kızarınca tavadaki yağı azaltın, pişen ajvar sosu kızartma tavasına alın, balıkları da ekleyerek birbirine tadının geçmesini bekleyin... Servis tabağına alın...

Afiyet olsun....

25 Ekim 2013

SICAĞI SICAĞINA HAMSİLİ PİLAV


Merhaba arkadaşlar;


Bundan bir 15 sene evvel bana hamsili pilav deseydiniz böğğk derdim size ön yargılarla dolu bir şekilde... Hamsi ve pilavın yan yana gelmesi, el ele bir tencereyi doldurmasını aklım bir türlü almazdı.

Hiç tatmadım, aramadım, sormadım merak da etmedim senelerce...

Karadenizli arkadaşımın sofrasında yedim içtim annesi babası ve kardeşleriyle beraber bir çok Karadeniz yemeğini ancak, hiç hamsili pilava denk gelmedim.

Sonra bir Karadeniz turuna da çıktım kız başıma orada da kayganasından, kuymağına yedim de bir buna denk gelmedim yine...

Çalışma hayatına başladım ardından. Bazen üretim kısmına geçer ve çalışanlarla sohbet ederdim. Bir gün sen nerelisin, ben nereliyim diye konuşurken gördüm ki çalışanların neredeyse yüzde sekseni Ordu'lu. İçlerinde bir Nurten ablamız vardı. Gelinleri de İzmirliymiş. İşte evlendikten sonra Karadeniz mutfağını öğrenmişmiş de hepsini geçmiş diye anlattı. Konu yine döndü dolandı hamsili pilava dayandı. Ben yine iki lezzeti bir arada tahayyül edemediğimi söyledim.

Bir sabah ofise gelince mis gibi kokular karşıladı beni... Meğer Nurten ablamız benim için kocaman bir tepsi yapıp göndermiş... Sigarasının ilk nefesini çekenler gibi ürkek ve kararsız aldım ilk çatalı... Sonra hamsili pilavsız geçen yıllarımın acısını çıkarırcasına kaşıkla daldım :D hapır hupur...

Yaa ben yıllarca neyin derdindeymişim de kaçmışım yemekten. Midye dolmaya bayılan biri nasıl olur da hamsi ile pilavı buluşturamaz zihninde diye dövündüm ardından...

O günden sonra bir daha yemedim, ancak benim eski halim gibi yüzünü buruşturana ne güzel bir lezzet olduğunu anlattım dilim döndüğünce.

Sonra yemek antolojilerini karıştırırken hayretle gördüm ki pilavla balık birlikteliği Ege ve bilhassa İzmir mutfağına da hiç yabancı değilmiş....

Geçtiğimiz hafta senenin ilk hamsisini alınca nereden düştüyse aklıma hamsili pilav yapma sevdasına tutuldum...Tarifleri taradım, okudum ve en sonunda bizimkilerin de damak tadına uyacağını düşündüm tarifi uyguladım...

Ancak pişmiş halini ne yazık ki fotoğraflayamadım. Pişerken ortaya çıkan nefis kokuyla mutfağa dadanan (bakınız alttaki fotolar) küçük pisi ve babası olan büyük pisi "aman durun ben daha süsleyip fotoğraf çekecektim" diye ağlanmamı duymamazlıktan gelip sofraya kuruldular...

Size de şimdiden afiyet olsun efem...


MALZEMELER:

1 kg kılçığı ayıklanmış hamsi
1,5 su bardağı pilavlık pirinç
2 adet kuru soğan
1 tatlı kaşığı kuş üzümü (bir dahaki denememde koymamayı düşünüyorum)
1 tatlı kaşığı dolmalık fıstık
1/2 demet dereotu
tuz, karabiber, tarçın, yenibahar
zeytinyağı
2 bardak sıcak su


YAPILIŞI:

Bir tencerede ince doğranmış soğanı zeytinyağı ile pembeleştirin. İçine yıkanıp sıcak suda bekletilmiş ve suyu iyice süzülmüş pirinci ekleyerek kavurmaya devam edin. Dolmalık fıstığı da pirinçle beraber atabilirsiniz. Daha sonra sıcak su, kuş üzümü, baharatları da ekleyip, sıcak suyunu koyup kısık ateşte iç pilav gibi pişirin. Suyunu çekince altını kapatın. Bir kağıt havlu örterek ağzı kapalı şekilde ılınmaya bırakın. Bir fırın kabının dibini çok az yağlayın hamsileri açık olarak sırt kısımları tabana gelecek şekilde birer parmak da kabın yanlarını örterek sıkı sıkı dizin. Boşluk kalmaması önemli. Ilınan pilava ince doğranmış dereotunu ekleyip karıştırın. Pilavı hamsilerin üzerine güzelce yayın ve üzerini düzleyin. Kalan hamsileri pilavın yüzünü örtecek şekilde, (sırtları dışarı gelsin) sıralayın.  ( Benim hamsim bu noktada biraz az geldi, bir 10 tane daha olsaydı çok daha iyi örtecekti. ) Üzerine biraz zeytinyağı gezdirip 200 derecelik fırında hamsiler kırmızılaşana kadar pişirin. Ters çevirerek servis kabına alın ve afiyetle yiyin...