Etkinlikler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Etkinlikler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2012

OLDUKÇA DETAYLI ZEYTİNYAĞLI İÇ BAKLALI ENGİNAR TARİFİM...



Merhaba canım dostlar; 

Epeydir bloglar arası yemek etkinliğine katılmıyordum. 

Kafamda katılmayı planladığım bir kaç farklı tarif var. Yöresel Lezzetler olunca konu, az çok tahmin edersiniz neler yapacağımı :)) İzmir ve Ege mutfağından tabii :)) 

Aslında niyetim; yapabilirsem, fırsat bulabilirsem kayınvalidemden gördüğüm Yozgat ve İç Anadolu'ya ait bir şeyler de hazırlamak. Sahi size anlatmıştım  daha evvel, İç Anadolu'nun yeme içme kültürü benim alışkın olageldiğim İzmir ve Ege mutfağından epey farklı. Hamur işleri, bakliyat ağırlıklı. Yemekler kavrularak, salçalı ve alabildiğine ağdalı. Acılı, sarımsaklı. Hele turşu olmazsa olmazları. Eşim çocukluğundan beri pek alışamamış bu yemek kültürüne. Ona hep daha farklı şeyler yapmışlar. Daha hafif, sebze ve et ağırlıklı. Bir İzmir'li eşi olacağı içine doğuyordu ellaham :)) ( Ellaham kelimesini çok sık kullanıyorlar, anlamı "zannedersem" demek ellaham :)) 

40 yıldır İstanbul'da yaşayınca onlar da buradaki mevcut sebze, meyve, et vs ile ağırlıklı olarak hiç bir yöreye ait olmayan, hepimizin evinde kabaca aynı yöntemle pişen "yöresiz" yemeklerden yapıyorlar; ancak yöresel yemeklere sofralarında her zaman yer var. Ne de olsa kayınvalidem geleneklerine bağlı tam bir Anadolu kadını. Muhakkak bana da tattırıyor yaptığı zaman. Pek de güzel yapıyor. 

Bu güne kadar yediklerim içinde bir daha asla yemem dediklerim, çok beğendiklerim, hatta kendi mutfağıma da taşıdığım, tarifini öğrendiğim yemekler oldu. Arada sizlerle paylaşmak isterim. Dediğim gibi belki bir de İç Anadolu Mutfağından bir tarifle katılırım etkinliğe.

Lafı sözü uzatmadan gelelim tarife....

Size Zeytinyağlı, İç Baklalı Enginar tarif edeceğim. Malzemesi az, hafif, lezzetli bir o kadar da besleyici. Eğer Ege'de yaşıyorsanız oldukça ekonomik, diğer şehir ve bölgeler için belki biraz daha maliyetli.... İzmir dışındaki yerlerde bu yemeği daha farklı yapıyorlar, enginarın sadece çanağını kullanıyorlar hep. Oysa enginarı enginar yapan o yeşil yapraklarıdır. Lütfen siz de enginarı yeşil yapraklarıyla bir tüketin. 





Annem geçtiğimiz ilkbaharda İzmir'den gelirken bu tazecik, körpe enginarlarla, iç baklayı getirmişti. Zeytinyağı komşumuzun zeytinlerinden sıkma...O zaman çekmiştim bu fotoğrafı, renkler, sebzeler o kadar hoşuma gitti ki blog sayfamın fotoğrafı olarak seçtim. 


Şimdi malzemeleri sıralayalım.

Malzemeler:

* 1 çay fincanı zeytinyağı . 
* 6-7 dal ince taze soğan.
* 1 adet orta boy kuru soğan.
* 1 su bardağı ayıklanmış iç bakla.
* 3 adet enginar. (içleri ve en dışındaki sert yaprakları, dikenleri temizlenmiş, dörde bölünmüş) (Körpe olanları bu yemek için daha makbuldür. )
* 1/2 demet dereotu
* 3/4 su bardağı ılık su
* 4-5 diş sarımsak
* Tuz
* Enginarların kararmaması için limonlu, unlu su.
* Ayıklanmış enginar sapı.
* 2 yemek kaşığı limon suyu


Yapılışı:

Size işi taa başından anlatayım ben en iyisi. Öncelikle güzel enginar seçmeyi bilmek gerek. İzmir ve Ege'de yetişen enginarlar kapalı ağızlı, diğer tip enginarlar ise (Bursa, Kıbrıs) açık ağızlıdır ve daha iri yapılıdır. Ben genelde İzmir tipi enginarları tercih ediyorum, daha az dikenli ve körpe oluyorlar.


Asla "tabak" diye tabir edilen enginarı satın almam. Muhakkak bütün alır kendim temizlerim. İçinden çıkan püsküllü kısmı hariç diğer tüm artıklarını değerlendiririm. (Sonra yeri geldikçe yazarım size de bu yöntemleri, konu uzamasın) Neyse biz enginar seçme işine geri dönelim....Enginarlar sapından tutularak ileri geri sallanır. Kafası sağa sola eğilerek sallanan enginarlar körpe ve makbuldür. Sallanmadan ok gibi duranlar kartlaşmıştır.

Gelelim enginarı ayıklama işine. İşte bu alışkın olmayanlar için epey meşakkatli bir adım. Ben de annemi izleye izleye, yapa yapa öğrendim. Hatta bir keresinde annemden rica ettim, babam videosunu çekti annem ayıklarken, bir yandan da tarif etti.Bize de mail attılar. Önceleri annemden uzaktayken onu sık sık izliyordum:)

Önce dıştaki kaba yaprakları kesin ve bir yere ayırın. Sapını kesin ve başka bir yere ayırın. Dikkatli inceleyecek olursanız enginarın yapraklarının uç kısımlarında dikenimsi yapılar vardır. Bu kısımları da bıçakla aldırın. Körpe ve dikensiz yapraklar kalmalı. Daha sonra enginarı tezgahın üzerine yatırın ve en uca toplanmış yaprakları topluca kesin. Böylece enginarın orta kısmı meydana çıkacaktır. Dolma yapmak için daha farklı bir yöntem izleniyor, onu artık başka bir bahara anlatırım.. :)) Enginarı boyuna olacak şekilde dört parçaya bölün. Bir tatlı kaşığı yardımıyla orta göbekteki püsküllü kısmı, çiçeğini aldırın. Bembeyaz tabak kısmına ulaşana kadar temizleyin. Bu göbekten çıkan tüm içi atabilirsiniz. Sonra temizlediğiniz ve yukarıdaki fotoğraftaki enginara benzer hale gelen parçaları limonlu, unlu suda biraz bekletin.

Ayırdığınız yeşil yaprakların tümünü yıkayın ve suyunu süzdürün. Bu yaprakları su ile kaynatıp çay gibi içebilirsiniz. Karaciğer enzimlerinin fonksiyonlarını düzenlemeye, karaciğer yağlanmasının iyileştirilmesine faydalıdır.

Sapları da dıştaki sert odunumsu yapıyı soyarak temizleyin. 4-5 cmlik parçalara bölün ve bunları da unlu, limonlu suya atın.

Enginarlar dinlenirken, yemeği pişireceğiniz tencereye zeytinyağını alın. Çok ince doğranmış kuru soğan, taze soğan ve sarımsağı koyun. 5 dk karıştırın. Enginarları süzerek alın, tencereye koyun. Sapları, baklayı ve dereotunu koyun. Suyu, limon suyunu ve tuzu ayarlayın. Bir kere karıştırıp, kapağını kapatın. Ağır ateşte kapağı kapalı olarak pişmeye bırakın. Baklalar pişince yemek pişmiş demektir. İhtiyaç olursa arada su ilave edebilirsiniz ancak bu yemek sulu bir yemek değil. Ona göre su ilavesi yapın.

Yemek ılınınca üzerine biraz çiğ zeytinyağı gezdirin...

Mis gibi ev yapımı yoğurtla, afiyet ve mutluluk içinde sevdiklerinizle, şükrederek yiyin...

Eh tarifi beğenip yapacak olursanız kulaklarımı da çınlatırsınız artık :))

Selamlar...




13 Temmuz 2012

MAGGİ - HAVUÇLU SARIMSAKLI KÖZ BİBERLİ PİLAV



MERHABALAR;


TATİLDEYİM, AİLEMLE GÜZEL GÜNLER GEÇİRİYORUM. BLOGUM AZICIK BOYNU BÜKÜK ÖKSÜZ KALDI SANKİ, OLSUN DÖNÜNCE TELAFİ EDERİM NASILSA.

MAGGİ BULYON İÇİN HAZIRLADIĞIM TARİFİ PAYLAŞIYORUM SİZLERLE. UMARIM SİZ DE BENİM GİBİ KEYİFLE YAPAR ve AFİYETLE YERSİNİZ.

SELAM ve SEVGİLER

MALZEMELER:


*1 SU BARDAĞI PİRİNÇ
*1 ADET HAVUÇ
*2 ADET KIRMIZI BİBER
*5 DİŞ SARIMSAK
*1 ADET MAGGİ ET SU TABLET
*1 YEMEK KAŞIĞI TEREYAĞI
*2 FİNCAN SIZMA ZEYTİNYAĞI
*2 YEMEK KAŞIĞI SİRKE
*TUZ
*KİMYON
*KARABİBER
*SICAK SU



HAZIRLANMASI:
KIRMIZI BİBERLERİ YIKAYIP KÖZLEYİN.  BİR BUZDOLABI POŞEDİNE KOYUP AĞZINI BAĞLAYIP DERİN DONDURUCUYA KOYUN. BU ARADA PİRİNCİ YIKAYIP SICAK SUDA DİNLENMEYE BIRAKIN. KIRMIZI BİBERLERİN KABUKLARINI SOYUP İNCE İNCE DOĞRAYIN.  SARIMSAKLARI SOYUP KÜÇÜK PARÇALAR HALİNDE DOĞRAYIN. AĞZI KAPAKLI BİR KABA KÖZLENMİŞ BİBERLERİ ve SARIMSAKLARI KOYUN. ÜZERİNE SİRKE ve ÜZERİNİ GEÇECEK KADAR ZEYTİNYAĞI İLAVE EDİN. BUZDOLABINDA DİNLENMEYE BIRAKIN. HAVUCU TEMİZLEYİP RENDELEYİN. 1 FİNCAN ZEYTİNYAĞI İLE HAVUÇLAR SARARANA KADAR KAVURUN. ÜZERİNE SUYUNU SÜZDÜRDÜĞÜNÜZ PİRİNCİ İLAVE EDİP KAVURMAYA DEVAM EDİN. PİRİNÇ KAVRULURKEN 1 ADET MAGGI ET BULYONU 1 BARDAK SICAK SUDA ERİTİN. PİRİNÇLER KAVRULUNCA ET SUYU İÇEREN 1 BARDAK SUYU ve YARIM BARDAK SICAK SUYU İLAVE EDİN. YETERİ KADAR TUZ, KARABİBER, KİMYON İLAVE EDİP TEREYAĞINI PARÇALAR HALİNDE TENCEREYE YAYIN,  KAPAĞINI KAPATARAK SUYUNU ÇEKENE KADAR KISIK ATEŞTE PİŞİRİN.  PİLAVIN ALTINI KAPATICA BİR KAÇ SAAT DEMLENMEYE BIRAKIN. PİLAVI SERVİS KASESİNE ALIN, İÇİNE KÖZLENMİŞ BİBER, SARIMSAKLARI ve BÜTÜN SOSUYLA BERABER PİLAVA İLAVE EDİN. GÜZELCE HARMANLAYARAK SERVİS EDİN.

AFİYET OLSUN.

09 Haziran 2012

YUVAMAYA 2. BLOGGER ETKİNLİĞİ


Selamlar dostlarım;

Yeni bir YUVAMAYA daveti ile karşınızdayım. Daha evvel katıldığım etkinliğin detaylarından burada bahsetmiştim. Bu yıl 2. si düzenlenen ve İstanbul'lu 10 blog sahibinin davet edildiği keyifli bir etkinlikti. İyi ki katılmışım. 

Tüm gün boyunca birbirinden lezzetli ve pratik tarifler denedik. Hep birlikte yoğurduk, şekil verdik, pişirdik ve oturup bir güzel yedik. Şeflerden değişik tüyolar öğrendik, bazen de kendimizi beceriksiz taze genç kızlara  benzettik. Zaman zaman ellerimizde defterlerimiz not aldık liseli kızlar gibi. 




Daha evvel bahsetmiştim ya sizlere, YUVAMAYA'nın ArGe  merkezi modern fırıncılık ve unlu mamül ekipmanlarıyla dolu. Bazen anneanne usulu elde yoğururken hamuru, bazen de ekipmanları kullandık.




10 koldan teker teker poğaça bezelerimizi yuvarladık, içlerini doldur ve bekledik puf puf kabarana kadr. Bu arada aramızda yemek dergileri için fotoğraf çeken arkadaşlarımız da vardı.



Pişince işte böyle iştah açıcıydılar.... Peynirli, dereotlu ve patatesli...



Bir yandan da YuvaMaya'nın yeni ürünü yüksek lifli ekmek karışımıyla közlenmiş sebzeli pizza için kolları sıvadık. Efendime söyliyeyim hamurunu yoğurduk, şekil verdik, kabarttık, malzemeleri ile süsleyip taş fırında pişirdik...










Sonra çeşit çeşit ekmekler yaptık. Haa bir de galeta yaptık ki tam evlere şenlik.

Çölyak hastaları için browni ve dereotlu kurabiye pişirdik.

Pişirdiklerimizi tattık, epey yorulduğumu hissettim. Biraz dinlenme fırsatı oldu bu tadına bakma molaları :))










Son olarak da eserlerimizin önünde davetli blog sahipleri olarak mutlu pozlar verdik....
                 Teker teker vedalaşıp, öpüştük...Ellerimiz kollarımız dolu, midemiz mutlu evlerimize döndük...


Yeniden buluşmak üzere....

27 Mayıs 2012

İYİ Kİ DOĞDUN YAZISI VE ÇEKİLİŞ SONUCU...

25 MAYIS 2006

Finansal olarak sıkıntıya düşmüş bir şirketin tazecik ArGe asistanıydım o zamanlar. Maaş almadan, gemiyi ilk terk eden olmamak adına canla başla çalışıyordum. İş olmuyordu doğru düzgün, çalışanlar tatsız tuzsuz zaten. İnternette zaman geçirmeye başlamıştım ben de sıkça. Kişisel bloglar ilgimi çeker olmuştu en çok. Neden ben de yazmayayım ki dedim. O gün de tesadüf benden tarif istemişti bir arkadaşım.... Öyle başladı serüven. Bazen uzun soluklu aralar verdim, bazen de günlük misali yazdım. Yemek tarifleri, hayatımın sırları....

İlk yazım da burada :)) O zamanlar sağ olan olan sevgili anneanneciğimin tarifi. Zaten bana mutfağı sevdiren de o oldu. Hatta düzenlediğim aylık etkinliği de ona ithaf etmiştim 2007 yılında ...

Velhasıl-ı kelam 6. yıl şerefine ben de minik bir armağan ile dostları sevindireyim istedim. Yorum bırakan, bırakmayan beni takip eden, yorum yazmadığı halde her yazdığımda göz izi olan dostlara benden selam olsun. Var olsunlar :))

Gelelim günün şanslısına. Çekilişi adil bir şekilde random.org aracılığıyla yaptım belirteyim.

Sevgili Ebru kazandı kitabımı. Ben okudum ve beğendim, umarım sen de beğenirsin Ebru...Güle güle oku ve arada da beni anımsa olur mu?


Yeniden görüşmek üzere, selametle...

26 Nisan 2012

KEYİFLİ BİR DAVET....YUVAMAYA






Merhaba sevgili dostlar;

Facebook üzerinden beğeni ile takip ettiğim ve hamur işlerimi hazırlarken kullandığım markalardan biri olan YUVAMAYA'nın bir etkinliğine konuk oldum geçtiğimiz haftalarda. Tam da bir seyahat öncesine denk geldi etkinlik. Gitsem mi, gitmesem mi diye epey bocaladım. Sonra işlerimi planlayıp katılmaya karar verdim. 4 bayan davetliydik etkinliğe. Haydi burdan başlayalım...


Şık bir ofis ve alabildiğine güler yüzlü çalışanlar tek tek kapıda karşıladı bizleri önemli konuklarını ağırlıyormuşçasına. ArGe mutfağı olarak kullandıkları ve çeşitli demoları yaptıkları laboratuara indik birlikte. Tüm günümüz burada geçti zaten. Bizi fırından yeni çıkmış sıcacık, lezzetli kruvasanlar karşıladı burada da :)



Bir yandan parmaklarımızı yalaya yalaya yerken bir yandan da YUVAMAYA'nın dünya çapındaki yaygınlığını konuştuk. ÖZMAYA (Firmanın adı bu. Bir kısmını Fransızlar satın almış) Türkiye'de ev tüketimi ve endüstriyel kullanımı yanında yurt dışında da epey pazar payına sahip olduğunu öğrendik. Bilhassa endüstriyel anlamda bilinen bir çok unlu mamülün lezzetine lezzet katıyormuş meğer...

Hazır bu işin ustalarını ve profesyonel ArGe uzmanlarını yakalamışken vallahi aklıma takılan tüm soruları sordum. Ekmek yapımından tutun da Kruvasan açmanın inceliklerine kadar. Benim açımdan çok bilgilendirici oldu bu soru sorma bölümü. Bilmediğim, bir türlü beceremediğim, aslında çözümü gayet basit olan bir çok problemime yanıt aldım. Hatta aklımıza geldikçe sorabilmemiz için mail adreslerini de verdiler sağolsunlar.

Hoşbeş faslı bittikten sonra her birimiz birer tarif seçtik ve koyulduk evimizde, kendi mutfağımızda çalışıyormuşçasına hamurlarımızı yoğurmaya.

YUVAMAYA'nın marketlerde yerini alan yeni ürünü YUVA POĞAÇA KARIŞIMI kullanarak hazırlayabileceğimiz reçetelerdi bunlar.



Dördümüz de keyifle kolları sıvadık. Bana 3 numaralı tarif denk geldi. (Tüm tarifleri aşağıda bulabilirsiniz.) Çarçabuk hamurumu yoğurup dinlenmeye koyunca şöyle bir etrafa göz attım.

Aşağıdaki fotoğrafta çeşitli ekmek ve hamur işlerini pişirebilmek için farklı özellikte fırınlar göreceksiniz. Sağdaki raflarda ise bir kaç gün önce demo çalışması için Arap ülkelerinden gelmiş olan ekibin hazırladığı ekmekleri görmektesiniz. Değişik ekmekler vardı bizim alışkın olduğumuz ve bilmediğimiz. Onlar genelde bizim somun tip ekmekleri kullanmıyorlarmış, pide tarzı ekmekleri tüketiyorlarmış öğünlerde.



Fırınların devamı da aşağıda...


Bu camekanlı oda ısısı ayarlanabilen bir bölüm. Genelde soğuk isteyen ArGe çalışmaları burada hazırlanıyormuş. Ayrıca etüv ve dinlendirme kabinleri, teraziler ve diğer çeşitli laboratuar araç-gereçleri de var.




Türk tipi somun üretim hattının basit bir modeli diğer bir köşede. Ayrıca ekmek yoğurma kazanları da burada.


Ben sağa sola bakınırken, hülyalara dalmışken, dinlenmeye bıraktığım poğaçalarımın fırına girmeye hazır olduğunu haber veren alarmın sesi beni kendime getirdi bir anda.



Bu pofuduk pofuduk kabarmış poğaçaları görünce gururla poz veresim geldi :)) Fırından çıkınca da inşallah güzel olurlar diye besmeleyle koydum fırına. Dedim ya kendi mutfağımızda gibi rahat bir çalışma ortamı hazırlamıştı bize ekip. Zevkle çalıştık bu yüzden. Diğer arkadaşların da ürünleri harika olmuştu. Sırayla pişmelerini bekledik. Bu arada sohbetimiz, sorularımız hiç bitmedi :)))


Fırından çıkan bu tazeleri afiyetle yedik tabii gün sonunda. Diğer arkadaşlarımın hazırlamış olduğu poğaçaların fotoğrafları bende yok maalesef. Yoksa bayılırdınız onlara da inanın. Bütün tarifleri aşağıda veriyorum, sırayla deneyin bence....



Güzel, keyifli ve lezzet dolu bir günün ardından kapılara kadar uğurlanarak evlerimize döndük. Tabii elimizi de boş göndermediler sağolsunlar :))


Yeniden başka bir etkinlikte bir araya gelebilmek üzere sözleştik. Ben şimdiden sabırsızlanıyorum inanın...


Selamlar ve sevgiler...


1.   Kepekli-Cevizli Poğaça
Malzemeler(6 Kişilik)
Hamur:
·       1 paket Yuva Poğaça Karışımı       (200 g)
·       4,5 su bardağı un                        (500 g)
·       250 g  margarin                    
·       2 yemek kaşığı kepek                   (12 g)
·       2 adet  yumurta                     
·       1 su bardağı ılık su (38˚C)            (170 g)
·       1 su bardağı ceviz içi (dövülmüş)   (100 g)   
Üzeri İçin:
·       1 adet yumurta sarısı

*Kullandığınız tüm malzemelerin oda sıcaklığında olması daha iyi sonuç almanızı sağlar.

YAPILIŞI
Un, kepek ve margarini karıştırarak (kum gibi olana kadar) harmanlayın. Dövülmüş ceviz ve yumurtayı ekleyin. Ilık (38˚C) suda 1 paket Yuva Poğaça Karışımını iyice çözdürün. Çözdürülen poğaça karışımını unlu karışıma  ilave edin. Homojen ve  kulak memesi yumuşaklığında bir hamur olana kadar yoğurun. Hamuru 20 dk. oda sıcaklığında üzeri nemli bir bezle örtülü dinlendirin. Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartarak elinizle top şeklinde bezeleyin. Bezeleri yağlanmış fırın tepsisine dizin ve avuç içinizle üzerlerine hafifçe bastırın. Tepsiyi nemli bir bezle kapatarak oda sıcaklığında (28-30˚C) poğaçalar iki kat kabarana kadar (1,5- 2 saat) bekletin. Poğaçaların üzerine yumurta sarısı sürün, çatal ile hafifçe çizgiler oluşturun. Önceden ısıtılmış 180-190˚C’lik fırında 15-20 dk. pişirin.




2.   Peynirli Poğaça
MALZEMELER (6 Kişilik)
Hamur:
·       1 paket Yuva Poğaça Karışımı          (200 g)
·       4,5 su bardağı  un                          (500 g)
·       7 yemek kaşığı margarin                  (140 g )
·       1 adet  yumurta                       
·       1 su bardağı+1 çay bardağı ılık su    (38˚C)(280 g)
İç Malzeme:
·       Beyaz peynir
Üzeri İçin:
·       1 adet yumurta
·       Susam

*Kullandığınız tüm malzemelerin oda sıcaklığında olması daha iyi sonuç almanızı sağlar.

HAZIRLANIŞI
Un ve oda ısısında yumuşamış margarini karıştırarak (kum gibi olana kadar)  harmanlayın.Yumurtayı ekleyin. Ilık (38˚C) suda 1 paket Yuva Poğaça Karışımını iyice çözdürün. Çözdürülen poğaça karışımını unlu karışıma  ilave edin. Homojen ve kulak memesi yumuşaklığında hamur olana kadar yoğurun. Ceviz büyüklüğünde (60-70 g) bezeler kopartarak yuvarlayın. Bezeleri üzeri örtülü olarak 5 dk. dinlendirin. Dinlenen bezelere avuç içi ile bastırın ve üzerine peynir koyup bezeleri poğaça şeklinde kapatın. Poğaçaları yağlanmış tepsiye dizin. Tepsinin üzerini nemli bir bezle kapatarak oda sıcaklığında (28-30˚C)  iki kat kabarana kadar (1- 1,5 saat) bekletin. Üzerine 1 adet çırpılmış yumurta sürüp, susam serpin. Önceden ısıtılmış 180-190˚C’lik fırında 10-15 dk. pişirin.



3.   Poğaça
MALZEMELER( 6 Kişilik)
Hamur:
·       1 paket Yuva Poğaça Karışımı           (200 g)
·       4,5 su bardağı un                              (500 g)
·       80 g margarin               
·       1 adet yumurta                             
·       2 su bardağı silme dolu ılık süt (38˚C) (360 g)
İç Malzeme:
·       100 g beyaz peynir               
·       3-4 dal maydanoz
Üzeri İçin:
·       Bir tutam çörek otu veya susam
·       1 adet yumurta sarısı

*Kullandığınız malzemelerin tümünün oda sıcaklığında olması daha iyi sonuç almanızı sağlayacaktır.

HAZIRLANIŞI
Un ve margarini karıştırarak (kum gibi olana kadar) harmanlayın. Ilık (38˚C) sütle 1 paket Yuva Poğaça Karışımını karıştırın. İyice çözdürülen poğaça karışımını unlu karışıma  ilave edin. Yumurtayı ekleyin. Homojen ve  kulak memesi yumuşaklığında hamur olana kadar yoğurun.
Hamurdan cevizden büyük parçalar alıp top gibi bezeleyin. Bezeleri 5 dk. dinlendirin. Maydanozu kıyın ve peynirle karıştırın. Bezelere avuç içi ile bastırın ve üzerlerine peynirli karışım koyarak, yarım ay şeklinde kapatın. Yağlanmış tepsiye dizin. Üzerini nemli bir bezle kapatarak sıcak ortamda (28-30˚C) iki kat kabarana kadar (1- 1,5 saat) bekletin. Poğaçaların üzerlerine yumurta sarısı sürün, çörek otu serpin. Önceden ısıtılmış 180-190 ˚C’lik fırında 15-20 dk. pişirin.     


4.   Kaşarlı Toplar
MALZEMELER(6 Kişilik)
Hamur:
·       1 paket Yuva Poğaça Karışımı     (200 g)
·       4,5 su bardağı un                        (500 g) 
·       1 çay bardağı sıvı yağ                  (100 g)
·       ½ su bardağı yoğurt                     (100 g)
·       1 adet  yumurta             
·       1 su bardağı ılık süt(38̊C)              (200 g)
İç Malzeme:
·       250 g rendelenmiş kaşar peyniri  
Üzeri için:
·       1 yumurta sarısı

*Kullandığınız malzemelerin tümünün oda sıcaklığında olması daha iyi sonuç almanızı sağlayacaktır.

HAZIRLANIŞI
Un, sıvı yağ, yoğurt ve yumurtayı karıştırın. 1 paket Yuva poğaça  karışımını ılık sütle (38̊C)  karıştırarak iyice çözdürün. Çözdürülen poğaça karışımını unlu karışıma  ilave edin. Homojen ve  kulak memesi yumuşaklığında hamur olana kadar yoğurun. Hamuru 2 parçaya bölün ve bezeleyin. Bezeleri 10 dk. dinlendirin. Bezeleri merdaneyle hazır yufka kalınlığında açın. Üzerine rendelenmiş kaşar serpip rulo halinde sarın, ruloyu 2-3 parmak eninde aralıklarla kesin. Üzerlerine hafifçe bastırıp, yağlanmış tepsiye dizin. Üzerini nemli bir bezle kapatarak sıcak ortamda (28-30̊C) iki kat kabarana kadar (1- 1,5 saat) bekletin. Üzerlerine yumurta sarısı sürün. Önceden ısıtılmış 180-190˚C’lik fırında 10- 15 dk. pişirin.




5.    Kremalı Tatlı Poğaça
MALZEMELER(6 Kişilik)
 Hamur:
·       1 paket Yuva Poğaça Karışımı      (200 g)
·       4,5 su bardağı un                         (500 g)
·       1 çay bardağı sıvı yağ                   (100 g)
·       1 adet yumurta akı                        
·       1,5 su bardağı ılık süt(38̊C)           (300 g)
Krema:
·       Süt                                            (500 g)
·       1 su bardağı şeker                       (175 g)
·       2 yemek kaşığı tepeleme un                           
·       1 paket  vanilya
·       2 yemek kaşığı margarin    
Üzeri İçin:
·       1 yumurta sarısı
Süslemek İçin:
·       Pudra şekeri

*Kullandığınız malzemelerin tümünün oda sıcaklığında olması daha iyi sonuç almanızı sağlayacaktır.

HAZIRLANIŞI
Un, yumurta akı ve sıvı yağı karıştırın. 1 paket Yuva poğaça  karışımını ılık sütle (38̊C)  karıştırarak iyice çözdürün. Çözdürülen poğaça karışımını unlu karışıma  ilave edin. Homojen ve  kulak memesi yumuşaklığında hamur olana kadar yoğurun. Hamuru 2 parçaya bölün ve bezeleyin. Bezeleri 10 dk. dinlendirin. Bezeleri merdaneyle 1 cm. olana kadar açın. Orta boy kare kare kesin.   Diğer yandan krema için un, şeker ve soğuk sütü karıştırarak ocakta koyu bir kıvama gelene kadar pişirin. Ocaktan indirin, margarin ve vanilya ekleyin. Üzerinin kaymaklanmaması için ara ara soğuyana kadar karıştırın. Soğuyan kremadan karelerin ortasına koyarak üçgen şeklinde kapatın. Yağlanmış tepsiye dizin. Üzerini nemli bir bezle kapatarak sıcak ortamda (28-30̊C) iki kat kabarana kadar (1- 1,5 saat) bekletin. Poğaçaların üzerlerine yumurta sarısı sürün. Önceden ısıtılmış 180-190˚C’lik fırında 10- 15 dk. pişirin. Frından çıkan poğaçaların üzerine pudra şekeri serpin.