Hafif Seçenekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hafif Seçenekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2014

KEREVİZ DOLMASI



Merhabalar sevgili dostlar;

Geçtiğimiz hafta sonunda 33. yaşımı devirdim çok şükür. Sağlıkla, sevdiklerimle güzel, mutlu ve huzurlu bir ömrüm olsun isterim. Eşime de güzel hediyesi için ayrıca teşekkür ederim.

Hafta sonu yemek tercihim hafif şeylerden yana oldu. Ne de olsa bir dilim pastayı hak etmiştim ve buna yer açabilmek için kalorisi az ve lezzetli yemekler yapmaya çalıştım.

Hem mevsimi geçmeden şifa olsun diye, hem de sevdiğim bir zeytinyağlı olduğu için "Kereviz Dolması" nı tercih ettim.

Yapılışı gayet kolay.

Malzemeler

Kişi sayısına göre irice kereviz
Bezelye
Havuç
Patates

Yapılışı:
Bezelye, küp doğranmış havuç ve patatesleri (ben bu sefer patates kullanmadım. ancak patates de yakışıyor.) kaynamış suyun içine alın. Biz kerevizleri hazırlarken onlar biraz yumuşasın.

Kerevizlerin yeşil yapraklarını kesin. Dış kabuğunu kazıyın. Enlemesine ikiye bölüp, ortasını biraz oyun. Çıkan içleri daha sonra çorbaya koymak için saklıyorum ben. Limonlu suda bekletin biraz. Genişçe bir tencereye kerevizleri dizin. Ortasına bezelye, havuç ve patates karışımından paylaştırın. İsterseniz kerevizin yeşil yapraklarını da ince kıyıp serpebilirsiniz. Üzerine zeytinyağı ve kerevizleri beklettiğiniz limonlu sudan ilave edip, tuzunu ayarlayın. Ağzı kapalı olarak sebzeler yumuşayana kadar pişirin.


Afiyet olsun.

Diğer kerevizli tarifler için tık


25 Mart 2014

KARNABAHAR NAZİK....




Yapımı kolay, yemesi kolay bir yemek...

Kilo milo da aldırmaz.

Diyet süresince severek yedim...

Ali Nazik gibi :) Patlıcansızı ama... Çocuklar da severek yer...

:)

Malzemeler:

500 gr karnabahar
250 gr kıyma
1 adet kuru soğan
1 kase yoğurt
3 diş sarımsak
tuz, karabiber, pul biber
3 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı:

Karnabaharları yıkayıp, buharda yumuşayana kadar haşlayınız. O sırada bir tavada ince kıyılmış soğan  ile kıymayı kavurunuz. Tuz, karabiber ve pul biber serpip altını söndürünüz.

Yumuşayan karnabaharları ezin. Sarımsakları tuz ile havanda döverek yoğurda karıştırın. Yoğurtlu karışımla karnabaharları harmanlayın. Servis tabağının altına yoğurtlu - karnabaharlı ezmeyi koyun. Üzerine de kavrulmuş kıymayı koyun ve karnabahar naziğinizi afiyetle yiyin...

05 Aralık 2013

TAVUKLU KEŞKEK...


Merhaba dostlar;

Ege düğünlerinin vazgeçilmezi sağlıklı ve lezzetli bir yemek Keşkek... Aslında orjinal tarif kuzu gerdan etli ancak ben evde tavuk bulunduğu için bu tarifi denedim. Tarif Mutfak Sırlarına ait..

Malzemeler:

500 gr aşurelik buğday
2 adet kalçalı tavuk butu
tuz, karabiber, pul kırmızı biber
tereyağı

Yapılışı:

Buğdayları 3-4 saat kadar sıcak suda bekletin. Bu arada tavuk butlarını bol su dolu bir tencerede haşlamaya alın. Haşlama suyunu ileride kullanacağız. Buğdayları yıkayıp süzün ve genişçe bir tencerede üzerini yaklaşık 3-4 parmak geçecek kadar su ile doldurup orta dereceli ocakta kaynamaya bırakın. Su kaynayınca altını kısın. Suyu bittikçe tavukların haşlama suyundan ilave edin. Haşlanan tavukların deri ve kemiklerini atın. Etleri lif lif ayırın ve bir kenarda bekletin. Buğdaylar iyice yumuşayıp patlayana kadar haşlamaya devam edin. Arada su ekleyin yine. Sonra bir tahta kaşık yardımıyla ya da benim gibi el blendırı ile buğday tanelerini iyice ezin. Macunlaşmaya başlayınca tuz ve karabiberi ekleyin. İçine tavuk etlerini de atarak yarım ssat daha karıştırarak pişirin.

Tereyağında tatlı ya da acı pul biberi kızdırın ve servis tabağına aldığınız keşkeğin üzerine gezdirin.

Ben tarif dışında ocaktan almaya yakın keşkeğin içine 3/4 su bardağı haşlanmış nohut ekledim...

Afiyet olsun....

Tarife ait hikayeyi okumak isterseniz buraya lütfen :))

22 Nisan 2013

GONCA'NIN NAR EKŞİLİ BUĞDAY SALATASI


Selamlar sevgili dostlar...

Epeydir öğünlerde pirinç pilavı yememeye dikkat ediyorum. Hem şu evde oturunca üzerime yapışan fazla kilolardan kurtulmak adına, hem de mümkün olduğunca rafine edilmiş yiyeceklerden kaçınmak için. Artık paketli makarna da almıyor ve makarnamı, şehriyemi evde kendim yapıyor ve ölçülü tüketiyorum. 

Haliyle alternatifler aramaya başlıyor insan bir süre sonra. Her gün her gün de bulgur pilavı yenmiyor ki anacım. Ben de soframı çeşit çeşit salatalar ve bakliyatlarla zenginleştirmeye çalışıyorum. 

Geçen gün alternatifleri tüketince aklıma daha evvel Gonca'da yediğim buğday salatası geldi. Yapması kolay, lezzetli ve besleyici. O nar ekşisi koymamıştı ancak bu ara ben her şeye nar ekşisi kullanıyorum, salataya da koydum :))

Temel malzemeniz 1 su bardağı bir gece önceden ıslatılmış buğday. Onu yumuşayana kadar bir güzel haşlayın. Ondan sonra zevkinize göre çeşitli malzemelerle zenginleştirebilirsiniz. Ben turşu, yeşil biber, domates, dereotu koydum. Bol zeytinyağı ve nar ekşisi kullandım...


Afiyet olsun...



05 Mart 2013

KUŞKONMAZ

Merhabalar, Selamlar....

Kuşkonmazı bilir misiniz?

Bilirseniz nasıl bilirsiniz?

Ben bilirim, hem de iyi...

Henüz mevsimi gelmedi; ancak yine de geçen sene hazırladığım şeklini sizinle paylaşmak istedim. Nisan sonu, Mayıs başı gibi mevsimi. İzmir'de çok yaygın. Çorbasından, salatasına, kavurmasından haşlamasına... Diğer otlara nazaran biraz fiyatlıca Ege pazarlarında. İstanbul'da ise küçücük bir demeti bir sürü para :)... Öyle bulması da kolay değil zaten her yerde...

Bir kere de olsa tadınız ama benden demesi...




Önce saplarının ucundaki kalın yeri kesin. Sonra bir sebze soyucu ile cırt cırt salatalık kabuğu soyar gibi boyuna dış kabuğunu alın.


Kaynar suya sokun ve 15 dk kadar haşlayarak buzlu su içinde dinlendirin. Üzerine bol zeytinyağı ve limon sıkarak servis yapın..


Afiyet olsun...

23 Ocak 2013

TELEVİZYON ÇOCUĞU...FAVA


Bu gün hiç işim yok gibi. Dünden yemeğim vardı. Onu yeriz bugün. Çamaşırları da gece bir çırpıda katlayıp yerleştirdim. Alınacak satılacak bir şey de yok. Gün elim elim üstünde oturma günüdür. :)) Böyle günlerde tamamen "oğlumun anası" modunda olup, zamanımı tamamen ona ayırıyorum. Eee bu yazıyı nasıl yazıyorsun derseniz şimdi ona bir oyun kurdum ve yanımda onunla oynuyor. 

Çocukluğumdan beri gündüz televizyon izleme alışkanlığım hiç olmadı. Hamilelikti, bebekti derken üç senedir evdeyim ancak bir kere bile aklıma gelip de televizyonu açmış değilim. Hamilelikte sıkıntıdan patladığım bir kaç gün olmuştu hatırladığım; ancak şu televizyonu da bir açayım da vakit geçsin demek aklıma gelmedi... Babam, annem ve kardeşlerimle akşam bir araya toplanınca bugün şunu yaptık, bunu yaptık diye sırayla anlatmaya başlardık. Ardından babam önderliğinde ilmi, zihni, tasavvufi sohbetler... Televizyona pek sıra gelmezdi... Hep beraber izlediğimiz şeyler de vardı tabii... Hatta o günleri sevgiyle hatırlıyorum... Denk gelirsem aynı yayınlara, yüzümde kocaman bir tebessümle izliyorum... 

Lise, üniversite yıllarımda popüler olan bazı diziler vardı. İkinci Bahar falan gibi. Hiç takip etmediğim için arkadaşlar arasında dizi ile ilgili espiriler, yorumlar yapılırken ben bir kenarda zengin arkadaşlarının marka muhabbetleri arasında sıkışmış fakir ama gururlu Türk filmi kızları gibi kendimi ezilip, büzülmüş hissederdim...

Açıkçası geçmişte ve şu an, televizyonun hayatımda pek yerinin olmayışının bir eksikliğini hissetmiyorum. Vaktimi daha değerli ve faydalı şeylerle geçirdiğim için memnunum zira. 

Şimdi oğlum da böyle olsun diye çabalıyorum. Mümkün olduğunca sınırlı saatler içinde izlemesine izin veriyor ve onu oyalayacak aktiviteler icat ediyorum... Bugün de öyle bir gün. Sabahtan beri beraber epey iş yaptık. Yeni yıkanan çamaşırlarımızı astık. Beraber portakal suyu sıktık, içtik. Resim yaptık. Oyun oynadık. Şimdi de kitap okuyup öğle uykusuna yatacağız. Daha doğrusu o yatacak. Ben de epeydir ihmal ettiğim kütüphanemi bir yerleştireyim, altını üstüne getireyim istiyorum...

Eee bu kadar muhabbetin yanına meze gerek, çerez gerek :))

Fava sevdiğim bir meze. Bakla yemeğini pek sevmiyorum. Baklanın o tüylü yapısına pek ısınamadım ne yalan söyleyeyim. Ben de baklanın nimetinden böyle faydalanıyorum...

Sevgiler...

FAVA

MALZEMELER:

500 gr kuru bakla
2 adet orta boy kuru soğan
1 çay bardağı zeytinyağı
1 demet dereotu
1/2 limonun suyu
Tuz

YAPILIŞI:

Geceden ıslattığınız baklaları, ertesi gün hafif haşlayın. Suyunu dökün. İnce doğranmış kuru soğan, zeytinyağı, ince doğranmış dereotu, tuzu da haşlanıp suyu süzülmüş baklalara ekleyip üstünü geçecek kadar su ilave ederek kısık ateşte ara ara karıştırarak pişirin. Baklalar iyice piştikten sonra limon suyunu katın. El blendırı ile muhallebi kıvamına gelene kadar ezin. İstediğiniz bir kalıba alarak soğumaya bırakın. Bir gece buzdolabında bekletirseniz daha şahane bir sonuç ortaya çıkıyor. Daha sonra dilim dilim kesip, dereotu ile süsleyip servis edin.

Afiyet olsun...

25 Aralık 2012

TEMBEL İŞİ ...MİLFÖY HAMURUNDAN MENDİL BÖREK...


Bazen pratik olmak gerek canım şu hayatta. Beş dakikada Beşiktaş... 

Nasılını, nedenini bilmem...

Bir çoğu buna tembellik diyor...  Şu hayatta kestirmeleri tercih edenler tembelmiş, öyle diyorlar...

Milföy hamuru tam tembel ay pardon "pratik" lere göre :)) Hazır, kolay, pratik ve leziz...

İşte size aşağıda kolay bir tembel işi börek....








İstediğiniz iç malzemeyi hazırlayabilirsiniz. Ben haşlanmış patates, biraz peynir, dereotu doğradım. Bol karabiber ekledim. Bir kaç damla da süt...




Milföy hamurunu iyice çözdürüp ortasına harcı koydum. Üzerine yumurta sürüp çörekotu da serptim mi tamamdır...



İşte size nar gibi kızarmış, leziz, pratik mendil börek...

Afiyet olsun...

06 Ekim 2012

KABAK TARATOR



Merhaba...

Evde pişirecek bir şey olmayınca, ya da bir gün önceden ne pişireceğinize karar vermeden mutfağa girdiyseniz, sanki daha yaratıcı ve lezzetli sonuçlar ortaya çıkıyor. Geçen gün dolmadan artan üç beş kabak elime geçti. Yemeğim vardı aslında ortaya salatamsı bi şey yapmaktı amacım. Önce kabakları rendeledim. Sonra bir tencereye kabakları bir kahve fincanı zeytinyağı ve 6 diş sarımsak eşliğinde, kabaklar suyunu salıp çekene kadar kavurdum. Ocaktan aldım, kabaklar hafif hafif soğurken evde yaptığım yoğurdumdan 1 su bardağı kadar aldım. İçine 8-10 kadar cevizi iri parçalar halinde ufaladım. Biraz tuz, karabiber ve çok az kimyon ilave ettim. Bir kaç damla limon suyu damlattım. 

Soğuyan / ılınan kabakları bir servis kasesine alarak cevizli yoğurtlu karışımı döktüm. (Duruma göre yoğurt miktarını siz ayarlayabilirsiniz.) Dereotu ve nane yapraklarıyla süsledim...Üzerine kendi ellerimle hazırladığım çeşnili zeytinyağından gezdirdim...


Yerken bayıldım, kendimle gurur duydum, övündüm durdum derken; bir de ne göreyim. Bu gayet bilinen sık sık yapılan, hemen hemen her blogda tarifi olan bir mezeymiş meğersem :))

İşte şu artık kabakları değerlendireyim derken böyle bir macera yaşadım  a komşular...

10 Şubat 2012

BEBELERE BROKOLİ




Önce bir bismillah sonra da maaşallah diyerek bugünkü yazıma başlıyorum :)) Bizim minik adam, büyüdü de artık bizimle beraber yiyiyor, içiyor :) Allah'tan yemek seçmiyor, ne versek siliyor süpürüyor. Tam bir Ege'li gibi yemek kültürü. Bol balık, sebze, otlar, et yemekleri, yoğurt en sevdikleri. Kereviz, brokoli her öğün olsa itirazsız yiyecek mübarek. Geçenlerde kız kardeşim anlatmıştı. Onun da bizim oğlandan dört ay büyük bir bebeği var. Brokoliyi bir de böyle dene bizimki bayılarak yedi diye. Ben de denedim, biz de, oğlan da sevdik doğrusu. Çok basit, lezzetli ve hafif bir yemek. Diyet yapanlar için de ideal.Üstelik renkler de sanat eserinden çıkmış gibi. İşte tarif...


Malzemeler:

1 kg brokoli
1 adet kuru soğan
2 adet havuç
1 adet kırmızı biber
1 adet domates (Ben yazdan hazırladığım konserveyi kullandım, kışın domates satın almıyorum zira.)
1/2 limon suyu
Tuz, karabiber
Zeytinyağı

Yapılışı

Kuru soğanları halka halka doğrayarak çok az zeytinyağında havuçları hazırlayana kadar kısa bir süre kavurun. Üzerine küp doğranmış havuçları  ilave edip yine bir diğer malzemeyi hazırlayana kadar karıştırarak kavurun. Küçük küçük doğradığınız kırmızı biberleri ve en üstüne de ağaç ağaç ayırdığınız brokolileri koyun tencereye. Üzerine domates püresini (ya da rendelenmiş domates) yayın. 1/2 limon suyu, tuz ve karabiber ilave ederek, kısık ateşte ağzı kapalı olarak pişirin.

Afiyet olsun.

12 Ekim 2011

YUVAMAYALI ÇITIR GEVREK...



Mutfağı seviyorum ya, eh bu aralar da profesyonel ArGe'ci oldum yeniden. Sahi demişmiydim homeoffice çalışmaya başladım diye?
Yuva Mayanın yarışmasını duyar duymaz hadi bir deneyeyim bakalım dedim. Zaten Ekmek yapma makinesi alma niyetindeydim diğer hediyeler sizin olsun bana bu yeter :))

Biz Türkler için;  zengin, fakir fark etmez, dumanı üstünde, sıcacık, çıtır çıtır bir simit (İzmir'de gevrek)kahvaltı sofralarının en büyük zenginliğidir.Kahvaltı'da ya da canınız çektiği herhangi bir zamanda çayımı gevreksiz içemem diyorsanız buyurun buradan yakın...

Malzemeler


1 su bardağı (200 gr) un
1 kahve fincanı (35 gr) tam buğday unu
1 yemek kaşığı (15 gr) mısır unu
1 yemek kaşığı (15 gr) toz şeker
1 kahve fincanı (33 gr) zeytinyağı
1/2 su bardağı su (100 gr) su
1 çay kaşığı (5 gr) tuz
1 tatlı kaşığı (5 gr) YUVA MAYA
Susam

Hazırlanışı


Susam hariç tüm malzemeleri karıştırarak ele yapışmayan sert bir hamur haline gelene kadar yoğurun.(Yaklaşık 10 dk) Hamuru yoğurma kabında 10 dk dinlenmeye bırakın.

Hamuru dinlenme süresi bitince dört eşit parçaya bölün ve her bir parçayı yuvarlayarak dört beze elde edin. Bezeleri tezgah üzerinde iki el ile açarak 20şer cmlik rulolar elde edin. Ruloları 10 dk tezgah üzerinde dinlendirin.

Dinlenme süresi bitince her bir ruloyu hafif yağlanmış tezgah üzerinde uzata uzata iki elinizi kullanarak açın. Uzun ince bir şerit olana kadar. (Yaklaşık 80 cm)

Her bir şeridi ortadan ikiye katlayıp kendi üzerinde bükün.Uçlarını birleştirin. Elinizde dört adet burgu halinde çemberiniz oldu.

Her bir gevrek çemberini önce içme suyu dolu derin bir kaba daldırın. Sonra içi susam dolu kaba batırın. Gevrekleri iyice susama bulayın.

Susama bulanan gevreklerinizi fırın tepsinize aralıklı olarak dizin. Tepsiyi 40 derecelik fırında 20 dk mayalanmaya bırakın. Süre dolunca fırından çıkarın. Fırınınızı 200 dereceye getirin ve iyice ısıtın. Gevrekleri fırına verin ve yaklaşık olarak 15-20 dk üzerleri kızarana kadar pişirin...

Afiyet olsun...


07 Nisan 2011

İZMİR'DEN ANNEM GELDİ....

Havaların biraz bahara dönmesini fırsat bilen annem ve babam döküldüler İzmir yollarına. Şööyle gönüllerince bir kafa dinlediler. Ben de her gün aradım onları. Gidemedim ya aklım hep orada. Şu nasıl, bu nasıl. Hani bir ağaç vardı, o duruyor mu? Uğurlu inşaatın yaptığı ev ne renge boyanmış? Deniz dalgalı mı? Balıkçı Ali Dayının hanımı iyileşmiş mi? Bu sene hangi dere taşmış? Festivale gelecek sanatçılar belli olmuş mu? Yandaki boş araziye ev yapılmayacak değil mi? Erikler çıkmış mı? Kayısı çiçekleri, sümbüller açmış mı? Yeni zeytin yağları acımsı mı? Enginar kaça? Unutmadan bana gelirken yağ alın, bal alın, kereviz alın, enginar alın........... Bitmek bilmeyen sorular ve istekler listesi....

Ne bileyim oradan uzakta olunca ancak böyle hasret gideriyorum işte. Annemle babam da bir bir anlattıkça gözümde canlandırıyorum. Akşamüstü keskinleşen, rüzgarlı, soğuk havayı. Sobalardan çıkan taze is kokusuyla karışık batan güneşi. Havlayan köpeklerin eşlik ettiği savrulan ağaçları. Dalgalarla kıyıya vuran bütün bir yazın artığını...

Sağ olsun annemler de gelirken ne varsa getirdiler bana. 


Bu Ali Şefik Baba ekmeği. Biraz sert ve kepekli bir tam buğday ekmeği. Isıtıp tereyağı sürerken "hımmm" diye tüm kasabanın lezzetini bir anda damağınızda hissediyorsunuz sanki. Bu fırının hikayesi de pek hoş doğrusu bende. Çandarlı'da üç tane fırın var. Biri manavların orada, biri iskele de biri de bu bahsi geçen Ali Şefik Baba fırını. İlk zamanlar bu fırından hiç alışveriş etmezdik. Sadece bayram günleri diğer fırınlar çalışmadığı için buradan mecburiyetten alırdık. Dededen kalma usulle kaşını gözünü yara yara ekmek çıkarırlardı çünkü. Her bayram koskocaman neredeyse on kişinin yiyeceği leziz ama kamyon tekeri havasında ekmek çıkarırlardı. Ya da şekilsiz ve yanmış olurdu ekmekler. Sonra kasabamız turistik oldukça diğer iki fırın yörenin güzel ekmeklerini yapmayı bıraktılar. İzmir insanının damak tadına uygun olmayan katkısı bol ıvırlı zıvırlı "topkek" tadında ekmekler yapar oldular. O sabahları mis gibi sıcacık pideleri, kepeği bol kara ekmekleri, hakiki çavdarlı ekmekleri yapmaz oldular. Gel gelelim dededen kalma yöntemlerde ısrarcı Ali Şefik Baba fırını eski düzeni tutturdu gitti. Ben de şekline şemaline aldırmadan aradığım lezzetteki kamyon tekeri büyüklüğünde doğal kasaba ekmeğini onlardan alır oldum.




İşte bunlar da taze gelinlik kızlar gibi saçlarını savuran kerevizler. Yaylayurt'lu kadınlar satıyor. Ben de Portakallı kereviz pişirdim bu güzelim kerevizlerle. Tarif burada. Hep yapıyorum ve severek yiyiyoruz.




Ege otlarını sever misiniz? Ben bayılanlardanım. Bir demet getirmiş annem. Kuzu kulağı, roka, turp otu (hardal)...









Turp otunu haşlayıp, zeytinyağı (hakiki Çandarlı yağı), limon ve sarımsakla sosladım.


Bunlar da körpecik enginarlarım. İçlerini oyup hakiki zeytinyağıyla dolmasını yaptım... Enginarların kabuklarını, yapraklarını da hiç atmıyorum ayıklarken. Haşlayıp suyunu bol limonla içiyor eşim detoks niyetine...


İşte böyle. Oraların güneşi, havası, suyu değmiş her şeyi bir damlasını bile ziyan etmeden pişirdik, taşırdık...
Sağlıcakla kalın.

24 Eylül 2007

MERCİMEĞE ÇÖZÜMLER... MERCİMEK SALATASI...



Bir tembellik aldı gidiyor bugünlerde. Mercimeği haşladıktan sonra yağ soğan kavurup yemeğini yapmaya bile gitmedi elim. Oysa ben ne de çok hevesliyimdir pişireyim, yapayım, hazırlayayım diye. Yaşlar mı ilerliyor desem Nisan'a daha çok var 26 da sayıyoruz hala. Havalardan desem o da değil. Çok yorgunum tatil yapmalıyım dersem o hiç değil. 3 ay süren uzuun bir tatilden yeni döndüm çünkü.

Neyse vardır bir sebebi ve yakında ben de anlarım ne olduğunu. Belki sizin aklınıza gelir, o zaman siz yazıverirsiniz bana....

Gelelim haşlanmış mercimeğe...

MERCİMEK SALATAM

Malzemeler:

- 1 kase haşlanmış mercimek
- 5-6 marul yaprağı
- 1 adet domates
- 1 adet kuru soğan
- 2-3 dal taze soğan
- 1/2 demet maydanoz
- 3-4 sivri biber
- 1 dilim mor lahana
- Zeytinyağı
- 1 limon suyu
- Tuz
- Çörekotu
- Keten tohumu
- 5-6 zeytin
- Rendelenmiş keçi peyniri


Afiyet olsun....

03 Temmuz 2007

KÖZLENMİŞ KIRMIZI BİBER SALATASI



Merhaba Sevgili Dostlarım;

Bu salatayı epeydir yapmaya niyetliydim ama bir türlü fırsat bulamıyordum. Salatadan çok bir meze gibi...

KÖZLENMİŞ KIRMIZI BİBER SALATASI

Malzemeler:

- 4 adet kırmızı biber
- 2 adet domates
- 5 diş sarımsak
- 1 çay bardağı zeytinyağı
- Tuz

Yapılışı:

Biberleri ocakta közleyin, kabuklarını soyup minik minik doğrayın. Bir tavada zeytinyağı içinde minik doğranmış domates ve sarımsakları öldürün, bir miktar tuz atın. Doğranmış biberleri de ekleyerek bir iki çevirin. İster sıcak, ister soğuk olarak tüketin..

Afiyet olsun...

17 Haziran 2007

BİR EGE SALATASI... KÖZLENMİŞ PATLICAN SALATASI...




Merhaba...


Biliyor musunuz hayatımda bazı değişiklikler oluyor son dönemlerde. Sanırım işimden ayrılacağım Haziran sonu gibi, sonra kız kardeşim Pı. nişanlanıyor haftaya veeee en güzel haber ne biliyor musunuz ben İzmir'e yerleşme konusunda kesin kararlar aldım. Eğer planlarım istediğim gibi işlerse sonbahar gibi çok sevdiğim arkadaşım Me. ile hayalimdeki işi yapacağım. O kadar mutlu, o kadar hevesliyim ki anlatamam. Bu kadar ihmal ettim blogumu ama sonunda sıkıntılı, stresli günler sona eriyor. Özlem duyulan sevgiliye kavuşmaya az kaldı

Şimdi önümde koskoca bir üç ay var. Bu vakti değerlendirmek adına bir program yapacağım önümüzdeki günlerde. Tavsiyelerinizi bekliyorum...
Ben bu yaz bronzlaşmak, kendimle uzlaşmak istiyorum....
Şimdi bu konuyu Ege salatasına nasıl bağlarım diye düşünüp duruyorum. Ben sevgili Zerrin gibi güzel evirip çeviremem lafları. O yüzden direk giriyorum konuya. Közlenmiş patlıcan, kırmızı biber, dolmalık biber ve sivri biberle hazırlanmış bir Ege Salatası....

BİR EGE SALATASI
Malzemeler:
- 2 adet patlıcan
- 2 adet sivri biber
- 2 adet dolmalık biber
- 2 adet domates
- 1 baş soğan
- 3-4 diş sarımsak
- 3-4 sap maydanoz
- 3-4 sap taze nane
- 3-4 sap dereotu
- Zeytinyağı
- Tuz
- Sirke

Yapılışı:
Patlıcan ve biberleri fırına koyun. Fırının kapağını yarım açık bırakın. Közlenenen kadar tutun. Sıcak ve közlenmiş sebzelerin kabuklarını kolay soymak için bir naylon poşete koyup ağzı kapalı olarak bekletin. Kabuklar böyle çok pratik soyuluyor. Minik minik doğrayın. Sonra diğer malzemeleri doğrayın yağını, tuzunu, sirkesini koyun salatanız hazırdır....

Afiyet olsun, tatil için tavsiyelerinizi bekliyorum....

29 Mayıs 2007

DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN DİYET MEVSİMİ AÇILDI

Yaz geliyor, kimler bir kaç kilo vermek istiyorsa parmak kaldırsın...

Yazın klasik halleri değil mi bunlar. 4 top dondurma, sandaletler, beyaz askılı bluzlar ve azimle yapılan diyetler...

Aşağıdaki yemek belki hafif bir seçenek olabilir...

Bu arada blogumu ihmal ediyorum hiç istemeyerek. Hayatımda almam gereken ciddi kararlar ve düzene koymam gereken birkaç şey var. Sebebi budur, affınıza sığınırım...







HAFİF BİR TAVUK


Malzemeler:

- 1/2 kg tavuk butu
- 1 soğan
- 2 domates
- 1 kırmızı biber
- 2 adet kabak
- 2 avuç taze fasülye
- Kekik
- Tuz
- Karabiber
- 3 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı:

Tavada zeytinyağını ve soğanları kavurun. Bu arada 1 soğan ve defne yaprakları ile haşlanmaya bıraktığınız tavuğu da kontrol edin. Daha sonra diğer sebzeleri de hafif öldürün. Haşlanmış tavuğu ve bir bardak su ile baharatları da tencereye ekleyerek 30 dk kısık ateşte pişirin.

Afiyet olsun...